Her yılın futbol tutkunları için o malum dönemi geldi çattı. Oyunlarla haşır neşir olmayan birini bile her yılın Eylül ayında konsollara ve PC’ye kitleyen serinin yeni oyunu FC 27, Ultimate Edition ön siparişi geçenler tarafından oynanmaya başladı.
Biz de günler öncesinden EA’in sağlamış olduğu erken erişim avantajı sayesinde oyunu sizler için inceleme fırsatı bulduk. Oynanıştan kariyer moduna, yeni açık dünya modu The Grounds’tan grafiklere kadar bu yıl FC 27’de yüzlerce saat vakit geçireceğiniz modları mercek altına aldık.
İçerikten Görseller
+6
Her yıl olduğu gibi en önemlisi oynanış

FC 27'nin oynanışında ilk hissettiğim şey, oyunun kontrolünü biraz daha fazla oyuncunun ellerine bırakmaya çalıştığı oldu. EA'in bu yıl özellikle otomatik savunmanın etkisini azaltmaya ve manuel müdahaleleri daha değerli hâle getirmeye odaklandığı açık. Bunun sonucunda savunmada doğru zamanda doğru müdahaleyi yapmak daha önemli hâle gelmiş durumda.
FC 27'de yapay zekâ savunmacıların otomatik müdahalelerinin etkisi azaltılmış. Bu kulağa küçük bir değişiklik gibi gelebilir ama maç içerisinde oldukça büyük sonuçları var. Önceden savunmanızın yapay zekâ olarak otomatik olarak kapattığı bazı alanları artık kendiniz kapatmanız gerekiyor ki bu özellikle savunma yaparken pozisyon almayı daha önemli hâle getiriyor. Topa doğrudan müdahale etmek kadar, rakibin önünü kesmek ve doğru pozisyonda bulunmak da önem kazanmış.
Bu yıl kornerler ve ortalar da ciddi anlamda elden geçirilmiş. FC 27'de kornerlerde oyuncuların konumlandırılması ve hareketleri üzerinde daha fazla kontrol bulunuyor. Artık kornerler iki fazdan oluşuyor ve korneri kullanmadan önce bir yön ve şiddet belirliyorsunuz, ardından ceza sahası içerisindeki oyuncunuzu konumlandırmak için birkaç saniyeniz oluyor. Bu, günümüzde duran top taktiğinin takımların felsefesi hâline geldiği düşünüldüğünde oldukça iyi bir özellik. Ayrıca yenilenen ortalarla birlikte orta kafa gol sistemi de geri dönmüş desek yalan olmaz. Bunu en iyi şu şekilde özetleyebilirim: Yıllardır kariyer modu yapan biri olarak Onuachu gibi 2.01 bir forvetle kafa golü atamıyordum. Bu yıl forvetler gelecek ortalara daha iyi konumlanıyor ve ortalar da çok daha gerçekçi gidiyor.

Özellikle Özgün Oynanış tarafında da bu yıl önemli değişiklikler var. Oyuncuların hareketleri daha fiziksel bir his verecek şekilde düzenlenmiş, bu da oynanışı normalden daha ağır hâle getirmiş ki bu benim gibi gerçekçi oynanıştan hoşlanan biri için güzel bir durum. Sprint, dönüş ve top kontrolü sırasında oyuncuların ağırlığını daha fazla hissediyorsunuz.
FC 27'nin oynanışını değerlendirirken benim için en önemli kelime kontrol. Daha az otomatik savunma, daha fazla manuel müdahale, daha akıllı hücum koşuları, yeniden düzenlenen paslar ve daha fiziksel oyuncu hareketleri benim için kontrol kelimesine çıkıyor. EA bu yıl "oyuncunun maç üzerindeki etkisini artırmak" üzerine çalışmış. Bu değişikliklerin bazıları ilk birkaç maçta fark edilmeyebilir fakat özellikle rekabetçi oynayanlar için savunma ve hücumdaki kontrol değişiklikleri zamanla daha bariz oluyor. Yine de özet geçmem gerektiği için şunu söyleyebilirim: FC 27 bence serinin oynanışını baştan aşağı değiştirmiyor. Daha çok oyunun yıllardır biriktirdiği otomasyonları azaltıp, oyuncuya daha fazla söz hakkı vermeye çalışıyor.
O zaman gelelim en çok konuşulacak mod olan The Grounds’a…

FC 27'nin en dikkat çekici yeniliklerinden biri hiç şüphesiz bu mod ama zamanında hayal ettiğimiz kadar iyi mi orası tartışılır. İlk bakışta yeni bir oyun modu gibi görünse de esasında bugüne kadar denenmiş Rush, Volta ve Clubs modlarını kaplayan bir sosyal ortam.
The Grounds, merkezi bir teras ve farklı futbol kültürlerinden esinlenen üç bölgeden oluşuyor. Aynı alanda 100'e kadar oyuncunun bulunabilmesi de burayı klasik menü tabanlı FIFA/FC deneyiminden oldukça farklılaştırıyor ama neticesinde Ultimate Team’de veya diğer modlarda nasıl bir an önce maça girmek istiyorsak, burada da durum farklı değil. Örneğin Beta’da The Grounds’taki modlara hızlı seyahat atabiliyor ve doğrudan maçlara ve maç sıralarına girebiliyorduk. Oyunun çıkışında ise bu özellik kaldırılmış durumda, bu da doğrudan bir moda gitmek için koşmaktan başka seçeneğiniz kalmadığı anlamına geliyor. Bunun dünyayı sosyalleştirmek için yapıldığının farkındayım ama zorlayıcı bir çözüm olmasından ötürü de rahatsızım.

The Grounds’ta 1'e 1, 2'ye 2 ve 3'e 3 maçlara katılabiliyorsunuz. Maçlar da sadece üç dakika sürüyor. 1'e 1'lerde yapay zekâ kaleciler bulunurken, 2'ye 2 ve 3'e 3 karşılaşmalarda daha küçük kaleler kullanılıyor ve kaleci bulunmuyor. Ayrıca farklı kurallara sahip serbest maçlar da var. Kural Yok, Kafa Vuruşları ve Voleler, Hayatta Kalma, Uzak Mesafe gibi eğlenceli modlar da mevcut. Bu yeni mod özellikle "Bir maç atıp çıkacağım" diyenler için oldukça kullanışlı fakat bu oyunun kitlesinin büyük bir çoğunluğunun Ultimate Team gibi rekabetçi modları oynadığını unutmamak gerek. Bu yüzden The Grounds’ta bir süre sonra tekrara düşüyor ve “Tek derdim kendimi geliştirmek mi?” diyorsunuz. Tam da bu hissi yaşadığım için Gamescom’da The Grounds modunun yetkili isimleriyle gerçekleştirdiğimiz röportajda gelecekte The Grounds’un modlarına sıralama sistemi ya da belli başlı rankların gelip gelmeyeceğini sordum. Diğer tüm sorularımızla birlikte röportajımızı hemen aşağıdan okuyabilirsiniz.
Peki bizim yıllardır hayalimiz neydi? 2K'in NBA 2K serisinde tutturduğu geleneğin de ötesinde, gerçekten sosyalleşebileceğimiz, tek derdimizin sağdan sola durmaksızın koşarak birkaç farklı oyun modu oynamak olmadığı, her birimizin belki de kendi "Park"ının, kendi "halı sahasının" olduğu, insanları bölgelerimize davet edebildiğimiz, insanların bölgelerine katılabildiğimiz, gerçek bir yaşayan açık dünya görmekti. Şu anda The Grounds'taki alışverişleri bile oyunun menülerinden yapıyorsunuz. Tüm işleri zaten halledebildiğiniz var olan menüye ulaşmak için doğrudan bir mağazaya koşuyorsunuz. Açık dünya bu demek değil. Gelecekte The Grounds bu açık dünyayı zenginleştirebilir mi? Evet. Ama bu sene bu tarz bir mod bekliyorsanız ne yazık ki The Grounds ile birlikte EA size şu anda bunu sunmuyor.
Son olarak Clubs oyuncularını da soru işaretinde bırakmak istemem. Clubs daha önce ağırlıklı olarak menüler, maçlar ve kulüp yönetimi üzerinden ilerleyen bir yapıydı. FC 27'de ise The Grounds'un merkezine yerleştirilmiş durumda. Buradan Clubs'a geçebiliyor, takım arkadaşlarınızla buluşabiliyor ve farklı etkinliklere katılabiliyorsunuz. Geliştiriciler bu noktada gerçek bir futbolcunun sokaktan profesyonel futbola geçişini yansıtmak istemiş. Tabii… Her gün durmadan sahada değil betonda koşacağınızı unutmadan.
The Grounds'un başarılı olup olmayacağını bence içeriğin ne kadar düzenli güncelleneceği belirleyecek çünkü böyle sosyal alanların en büyük riski ilk birkaç saatten sonra aynı şeyleri tekrar etmeye başlamaları. EA ise sezonlar, kampanyalar, canlı etkinlikler ve yeni ödüllerle The Grounds'u yıl boyunca değiştirmeyi planlıyor ve bunu başarıp başaramayacağını hep birlikte zamanla göreceğiz.
Bu yılın parlayan yıldızı Kariyer Modu

FC 27'nin Kariyer Modu tarafında yapılan değişiklikler bana göre oyunun en önemli yeniliklerinden bazılarını oluşturuyor çünkü bu yıl mesele sadece birkaç yeni menü veya özellikten ibaret değil. Oyuncuların formundan transfer piyasasına, scouting sisteminden maç simülasyonuna kadar kariyer deneyiminin farklı parçaları birbirine daha fazla bağlanmış durumda. Eksikler yok mu? Var ama onlara daha sonra geleceğiz.
Bu yıl Kariyer Modu’na eklenen en önemli yenilik tartışmasız DynamicOVR. Bu yeni özellik sayesinde oyuncunun genel reytingi artık tamamen sabit bir sayı gibi davranmıyor. Form, moral ve kondisyonun yanı sıra artık çevresel faktörler, aldığınız kararlar, kulübün durumu ve daha birçok şey oyuncunun mevcut durumunu etkiliyor. Yani çok iyi bir sezon geçiren bir oyuncunun performansına bağlı olarak yükselmesi, kötü formdaki bir oyuncunun ise düşüş yaşaması daha anlamlı ve artık daha bariz. Bu küçük bir değişiklik gibi görünse de Kariyer Modu açısından önemli çünkü gerçek futbolda oyuncuların performansı sürekli aynı seviyede değil. FC 27 de bu özellikle bunu oyuncu reytinglerine daha fazla yansıtmaya çalışıyor. Artık eskiden olduğu gibi her maç aynı kadroyla oynamak zorunda değilsiniz, kadro planlamanız yıldan yıla daima aynı olmak zorunda değil ve daha da önemlisi her kariyer birbirinden eşsiz hâle gelmiş durumda.

FC 27'de Kariyer Modu transfer piyasası da çok daha dinamik bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmış. Rakip takımların hamleleri, büyük bütçeli transferler, serbest oyuncu anlaşmaları ve takip ettiğiniz oyuncularla ilgili gelişmeler artık daha görünür ve daha detaylı. Transferler artık bir dizi rekabetten geçiyor ve rakip takımlarınız transferlerinize salça olabiliyor. Transfer görüşmelerindeki ara sahneler artık yerini gerçekteki gibi telefon görüşmeleri ve evraklara bırakmış durumda. Daha da önemlisi, artık gerçekteki gibi geleceğe dönük taksitler, bonuslar ve daha birçok maddeyi transferlere ve oyuncularla olan sözleşmelere dâhil edebiliyorsunuz. Oyuncular da artık kendi kariyerleri ve bütçeleri doğrultusunda kararlar alıyor. Yani üst seviye bir takım değilseniz, ne kadar paranız olursa olsun dünya yıldızı bir oyuncuyu takımınıza getirmeniz artık imkânsız.
Bunlar dışında basın toplantılarının kaldırılıp yeni beklenmedik olaylar gibi pop-up hâle getirilmesi, 25’ten fazla yeni beklenmedik olay eklenmesi, takımınızla 11’e 11 maçlar yaparak antrenman yapabilmek, regenlerin artık gerçek oyuncuların seviyesine göre doğmaması gibi daha ufak tefek yenilikler de bulunuyor. Yine de eksikler yok değil. Örneğin regen için bir ülkeye scout yolladığımızda hâlâ sadece 4 mevki seçebiliyoruz. İnanın bunun neden getirildiğini en başından beri anlamış değilim. Ayrıca bu yıl hâlâ 15 sezon sınırı var ki bu da rebuild yapanlar için üzücü bir gelişme. Son olarak Oyuncu Kariyeri tarafında da yıllardır bulunan eksikler yerli yerinde duruyor ve bu yıl sadece yeni bir Rekabet özelliği getirilmiş. Bu özellikten de kısaca bahsetmek gerekirse artık sadece kendi performansınızı artırmaya çalışmıyorsunuz, benzer pozisyondaki başka bir oyuncuyla da doğrudan rekabete giriyorsunuz. Bunun dışında oyuncu kariyeri ne yazık ki hâlâ aynı.
The Grounds yöneticileriyle olduğu gibi Kariyer Modu yöneticisiyle de Gamescom’da röportaj yapma imkânı yakaladık. O röportajı da hemen aşağıdan okuyabilirsiniz.
FC 27'nin Kariyer Modu bana göre "yeni bir Kariyer Modu" değil. Daha ziyade yıllardır var olan sistemin daha yaşayan, daha dinamik ve daha kişisel hâle getirilmiş bir versiyonu. Bunda da en büyük pay elbette Kariyer Modu yöneticisi Andreas Wilsdorf’ta diyebilirim çünkü birebir tanışmış biri olarak söyleyebilirim ki o da yıllarını Kariyer Modu’nda geçirmiş birisi ve serinin o yıllar yıllar önceki oyunlarında yaşadığımız hisleri ve özellikleri geri getirmek için çabalıyor.
PS5 artık bu gücü kaldıramıyor gibi…

Şu çok bariz ki son çıkan FC oyunları PS5’te PC’ye kıyasla çok daha ağır. Kare hızı olarak da özellikle maç içi ara sahnelerde ciddi düşüşler yaşanıyor. Şahsen menülerin de çok az farkla da olsa PC’de çok daha hızlı olduğunu düşünüyorum.
Aslında grafiksel anlamda son yıllarda seri çok da üstüne koymadı ama kullanılan teknolojiler ve menülerin artık birbirinin üstüne geçmesiyle PS5 tarafında oyun artık son dönemlerini yaşıyor gibi hissediyorum. Bize gönderilen erken erişim kodu PS5 için olduğundan bu yıl PC tarafında henüz oyunu deneyimleme şansı yakalamadım ama muhtemelen önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da oyundaki saatlerimin büyük bir kısmı PC tarafında geçecek.
FC 27’yi almalı mısın?

FC 27'yi değerlendirirken bence en yanlış soru "İyi oyun mu?" sorusu. Asıl soru şu, sen FC’yi nasıl oynuyorsun?
Çünkü FC 27'de yapılan değişikliklerin önemli bir bölümü belirli oyuncu gruplarını doğrudan hedefliyor. The Grounds'u arkadaşlarıyla kullanacak biriyle yalnızca Kariyer Modu oynayan birinin FC 27'den alacağı şey aynı değil. Ultimate Team'e yüzlerce saat gömen biri için önemli olan yenilik de doğal olarak farklı. Bu yüzden FC 27'yi tek bir "alınır/alınmaz" kararına indirgemek yerine, hangi oyuncuya ne sunduğuna bakmak daha mantıklı.
FC 27'de yine zamanınızı en çok harcayacağınız mod muhtemelen Ultimate Team olacak ve eğer Ultimate Team oyuncusuysan yeni oyunun sana sunduğu şeyler oldukça net ama üzgünüm, bu konuda derin detaylara ben giremeyeceğim. Ultimate Team için ayrı bir inceleme başka bir ekip arkadaşımın kaleminden sizlerle olacak.

Gelelim Kariyer Modu oyuncularına… Bence FC 27'nin en kolay gerekçelendirilebilecek taraflarından biri Kariyer Modu.
Yeni Transfer Pazarı ve DynamicOVR gibi özellikler bu yıl doğrudan kariyer deneyimine dokunuyor fakat burada da beklentiyi doğru ayarlamak gerekiyor. Bu yılki yenilikler Kariyer Modu'nun baştan aşağı başka bir menajerlik oyununa dönüştüğü anlamına gelmiyor. Daha çok mevcut sistemlerin derinleştirilmesi söz konusu. Dolayısıyla FC 26'da onlarca sezon oynayıp hâlâ Kariyer Modu'ndan sıkılmıyorsan, FC 27'nin yenilikleri seni tekrar içine çekebilir ama Kariyer Modu'na yılda birkaç kez girip birkaç maç oynuyorsan, sırf bu yenilikler için tam fiyat ödemeni tavsiye etmem.
Bunca yıl Clubs oynadıysan da burada FC 27'nin en büyük kozu The Grounds. Eğer FC'yi arkadaş grubunla oynuyorsan, bu yenilik daha fazla önem kazanıyor. Özellikle klasik 11'e 11 Clubs maçlarının dışında kısa maçlar yapmak, küçük sahalarda oynamak veya sadece arkadaşlarla The Grounds'ta vakit geçirmek istiyorsan FC 27 önceki oyunlardan daha farklı bir deneyim sunuyor. Tabii burada da basit bir soru var: Arkadaşların da FC 27'ye geçecek mi? Çünkü The Grounds'un sosyal tarafının değeri büyük ölçüde birlikte oynadığın insanlara bağlı. Tek başına oynuyorsan bu modun sana sağlayacağı deneyim doğal olarak daha sınırlı olabilir. Yani yine alıp almama kararı sana, tercihlerine ve bir noktada arkadaşlarına bağlı gibi.
Son karar

FC 27 seriyi baştan aşağı değiştiren bir oyun olmaktan ziyade, özellikle oynanış ve modların derinliği tarafında doğru noktalara dokunan bir devam oyunu olmuş. Bazı yenilikler ilk bakışta küçük görünse de uzun vadede deneyimi olumlu yönde etkileyebilecek bir bütün oluşturuyor.
Elbette her oyuncu için yükseltme zorunluluğu yaratacak kadar büyük bir sıçramadan söz etmek zor ancak bu yıl geliştirme sürecine dair de öğrendiklerimi göz önünde bulundurursam FC 27 benim için 100 üzerinden 81’lik bir oyun. Kusursuz değil fakat serinin mevcut yapısını ileriye taşıyan ve gelecekte gelecek pek çok şeye zemin hazırlayan bir oyun.

